Alevilikde temel olan insandir.Din dil irk renk farki gozetmeden butun insanlara esit bakmaktir.Insani Allahin bir yansimasi gibi gormektedirler.Alevilikde insana olan saygi sevgi ve hosgoru sonsuzdur.
Tarihsel surec icerisinde;Kerbala olayi gibi,Siffin savasi gibi,Hilafet problemi gibi yasanan cesitli olaylar ve ayriliklar sonucunda Alevilik meydana gelmisdir.
Alevilik cok renkli kultur mozaigimize sahip olan Anadolu'da; cesitli akim ve kulturlerle harmanlanmis ve gunumuze ulasmisdir.
Hz Muhammed kesinlikle Alevilier icinde peygamberdir Allah'in kulu ve elcisidir.
Sozluk anlamina gore Alevi,Hz.Ali'ye bagli ve ondan yana olan kimse demektir. Alevilik ise genel olarak Hz. Ali yi sevmek ve onun soyunun yani Ehli Beyt in yolundan gitmek olarak tanimlanir.
Dunyanin degisik yerlerinde yasayan farkli Alevi gruplarin herbiri icin Alevi ve Aleviligin ifade ettigi anlamlar da farklidir.Ornegin Iran da Caferiler ve Siiler cok koyu seriatcidir ama Alevi kesimi temsil ederler ve Aliyi severler.
Ulkemizde bugun yaygin sekilde Alevi olarak tanimlanan kitleler icin kaynaklarda bircok ismin kullanildigini soyleyebiliriz. Anadolu daki Alevi kitleleri nitelemek uzere kaynaklarda, kizilbas, rafizi,ve torlak gibi adlarin kullanildigini gormekteyiz. Bunlardan en cok kullanilani Kizilbas adi olmustur. Anadolu Alevileri kendileri icin cok anlamli Kizilbas adini,baskici Osmanli yonetiminin ahlakdisi anlamlar yukleyerek,sunni kitlelere karsi asagilayarak bir psikolojik savas araci olarak kullanmasi sonucunda birakmak zorunda kalmislardir.
Alevilikde, Turklerin eski dini olan Samanizmden bircok esinti bulunmasiyla beraber;Sema donmek, dans,muzik ve saz calip,soz soylemek Mevlevilikde de bulundugundan,Tasavvuf ve sufism etkileride gorulebilmektedir.
Anadolu Aleviligi,tarihsel ve sosyal kosullarin dogal bir sonucu olarak,kitabi olmaktan cok sozlu gelenege dayali eski inanclarin islami sekiller altinda yasamaya devam ettigi bir halk islamidir.
Bektasilik,Haci Bektas Veli ye dayanilarak kurulmustur.Haci Bektasi Veli 12.yy'da Horasan'dan Anadoluya gelerek yerlesen bir bilgin ve yuce kisidir.Kuran-i Kerim'i halkin anlayacagi dilde aciklayarak,yorumlamisdir.Mevlana ve Yunus Emre ile yaklasik ayni donemlerde Anadolu'da yasamisdir.
Alevilik ve Bektasiligi birbirinden bagimsiz olarak dusunmek tarihsel ve sosyolojik acidan mumkun degildir.Her iki terim de zaman zaman birbirinin yerine kullanilmaktadir.
Alevilik ve bektasilik, inanc ve ahlak esaslari ve edebiyatlari bakimindan temel olmayan farkliliklar disinda ortaktirlar.
Turkiye de etnik ve mezhep konularinda varolan tabular nedeniyle,Alevi nufus hakkinda resmi bir rakam yokdur.Ortalama olarak 20.000.000 civari,yani Turkiye deki nufusun 1/3 Alevi'dir.Karadeniz ve Guneydogu Anadolu Bolgelerindeki illerde sayica az olmakla birlikte Turkiye nin her yerinde ayrica Avrupa ve Amerika da bircok Alevi bulunmaktadir.
Alevilik'de ibadet;
"Kuran"da ibadetin tarifi yoktur.Kuran'i Kerim'i inceleyin eger zaman bulursaniz hicbiryerinde su sekilde namaz kilinacak veya ibadet yapilacak diye yazmaz. Camii veya benzeri hicbir kavram yokdur.O nedenle,Aleviler kendilerini nerede Allah"a yakin hissederlerse,orada ve Turkce dua ederler.Alevilik tamamen saygi ve hosgoru uzerine kurulu oldugu icin camii'ye giden veya kilise'ye giden insanlarada hosgoru ile bakarlar,kin nefret ve dusmanlik beslemezler.Alevi inanci insani kutsal kabul eder.O nedenle Aleviler namaz kilarken halka halinde,birbirlerine donukturler.Insanlar insanin yuzune secde eder.Sema,bir diger adiyla semah donmek ruhun olgunlasarak birlige ulastigi ve Allah'a dogru yapdigi manevi bir yolculuk,bir ibadettir.Bu yolculukdan sonra tekrar hayatina ve insanogluna hizmet etmege geri doner.
Cem,toplanmak,bulusmak demekdir.Aleviler genelde Cemevlerinde cesitli zamanlarda toplanarak kadin erkek beraber ibadet edip sema doner,Cem yaparlar.
Aleviler birbirlerine hitap ederken "can" kelimesini cok kullanirlar.Olen,vefat eden biri icin isede "Hakka yurudu" derler.
Alevilere Yapilan zulumler
Osmanli doneminde Yavuz Sultan Selim ile baslayan,Alevilere yonelik baski,sindirme ve yok etme politikalari,cumhuriyetin ilani ile gunumuze kadar surmusdur.Alevi sunni arasinda dusmanlik meydana getirmeye calismislardir.Yuzyillardir,ayni topraklarda baris ve kardeslik icinde yasamakda olan Alevi ve Sunniler;Birtakim siyasal ve politik ideolojiler tarafindan ayrima koruklenmekde ve bunu siyasi olarak kullanmak istemektedirler.Alevi-Sunni arasinda kin,nefret ve dusmanlik yaratmak isteyen bazi cikar cevreleri bulunmaktadir.Turkiye'de ve dunyada yasayan butun insanlar kardesdirler.Aleviler zaten hicbir zaman kin ve nefret beslemezler.Sevgi ve baris icinde bir dunya istemektedirler.
Asagida vermis oldugum tarih ve yerler,Alevilere yapilan zulum ve haksizliklar ile Alevi-Sunni ayrimi yapmak ve Alevi toplumunu yok etmek isteyen,bazi guc odaklarinin cikardigi olaylardir.
20.Aralik.1978,Maras olaylari.
Temmuz 1980,Corum olaylari.
02.Temmuz.1993,Sivas Madimak otelinin yakilmasi.
12.03.1995,Gazi Mah.olaylari.Istanbul.
Alevilerin en buyuk istekleri;
Her seyden once,Turkiye'de inanclarini serbestce yerine getirebilecekleri bir ortam istiyorlar.Bunun icin de okullarda din dersinin zorunlu olmaktan cikartilmasi ve Diyanet Isleri Baskanligi'nin yeni bir yapiya kavusturulmasini veya kaldirilmasini istiyorlar.Cunku su an mevcut sistem sunni esaslarina dayali baskici ve mecburiyetci bir din egitimi vermektedir.
En onemli istek ise,hem kendileri icin,hem de herkes icin demokratik,baris icinde ve insan haklarina saygili bir yasam istiyorlar.
ALEViLiK HAKKINDA DAHA FAZLA BiLGi iCiN,LUTFEN BURAYA BASINIZ